Sosyal Medya, Türkiye’nin Ruh Halini Yansıttı
Bir yıl boyunca milyonlarca kullanıcı tarafından üretilen paylaşımlar, 2025’te Türkiye sosyal medyasının doğal afetler, siyaset, güvenlik, spor ve toplumsal konular etrafında şekillendiğini ortaya koydu. Milyonlarca içerik, Türkiye’nin dijital hafızasını oluştururken; paylaşım hacimleri ve etkileşimler, sosyal medyanın artık yalnızca bir iletişim mecrası değil, kamuoyunun en güçlü göstergelerinden biri haline geldiğini gösteriyor.
Yöntem: Dijital Gündemin Haritası Nasıl Çıkarıldı?
Bu çalışma, 1 Ocak – 31 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye’de sosyal medyada yapılan paylaşımların kapsamlı analizine dayanmaktadır. Çalışma kapsamında X (Twitter) başta olmak üzere Facebook, Instagram, YouTube, haber siteleri, bloglar, forumlar ve çeşitli dijital platformlarda üretilen içerikler incelenmiştir.
Araştırmada Türkçe dilinde paylaşım yapan yaklaşık 7 milyon tekil kullanıcının ürettiği 1,9 milyar paylaşım değerlendirilmiştir. Bu paylaşımlar toplamda 3 trilyon erişim ve 28 milyar etkileşim yaratmıştır.
Analiz sürecinde;
- Aylık ve yıllık gündem başlıkları
- Konu bazlı hacim artışları
- Paylaşım yoğunluğu
- İlgi alanları
- Mesleki dağılımlar
- Duygu (sentiment) analizi
- Lokasyon ve şehir kırılımları
gibi birçok parametre dikkate alınmıştır. Bu kapsamlı analiz, Türkiye’nin 2025 yılında dijital dünyada nasıl bir atmosfer içinde olduğunu ve hangi başlıkların öne çıktığını görünür kılmaktadır.
Bulgular: Sosyal Medya, Türkiye’nin Ruh Halini Yansıttı
Siyaset: Dijital Gündemin Omurgası
2025 yılı boyunca Türkiye sosyal medyasının ana eksenini siyaset oluşturdu. Gözaltılar, soruşturmalar, parti içi gelişmeler ve yargı süreçleri, yılın neredeyse tamamında gündemin üst sıralarında yer aldı.
Özellikle yılın ilk aylarından itibaren kamuoyunda yankı uyandıran siyasi soruşturmalar, sosyal medyada sert kutuplaşmalar ve yoğun etkileşimler yarattı. Ekrem İmamoğlu, Ümit Özdağ ve CHP etrafında şekillenen gelişmeler; sadece siyasi bir tartışma alanı değil, aynı zamanda toplumsal bir fay hattı haline geldi.
Sosyal medya, bu süreçte klasik medyanın önüne geçerek hem haberin ilk yayıldığı hem de tartışmanın en sert yaşandığı mecra oldu.
Felaketler ve Güvenlik Olayları: Dijital Yas Alanları
2025 yılı, Türkiye için felaketler ve güvenlik başlıklarının yoğun olduğu bir yıl olarak kayıtlara geçti. Depremler, orman yangınları, patlamalar ve asker, kayıpları; sosyal medyada adeta birer toplumsal yas alanı yarattı.
İstanbul, Balıkesir, Bolu ve farklı bölgelerde yaşanan afetler sonrası paylaşımlar hızla artarken, içeriklerin duygu analizinde negatif tonun belirgin biçimde yükseldiği gözlemlendi. Bu dönemlerde sosyal medya yalnızca bir haber kanalı değil, aynı zamanda dayanışma, öfke ve sorgulama alanı olarak kullanıldı.
Kayıpların ardından paylaşılan mesajlar, Türkiye’de dijital kamusal alanın ne kadar güçlü bir duygusal refleks üretebildiğini bir kez daha gösterdi.
Spor: Gündemin Kaçış Alanı Ama Aynı Zamanda Birleştirici Güç
Spor, 2025’te siyasetin ardından sosyal medyada en çok konuşulan ikinci ana başlık oldu. Özellikle futbol, milyonlarca paylaşım üreterek dijital gündemin yönünü sık sık değiştirdi.
Galatasaray’ın şampiyonlukları, Fenerbahçe’nin yönetim değişikliği, transfer gelişmeleri, derbi tartışmaları, bahis soruşturmaları; yalnızca spor sayfalarını değil, sosyal medyanın tamamını domine etti.
Dikkat çekici nokta ise spor içeriklerinin, kriz ve felaket dönemlerinde dahi etkileşim gücünü koruması oldu. Spor, bir yandan kaçış alanı sunarken diğer yandan geniş kitleleri ortak bir dilde buluşturan nadir başlıklardan biri olarak öne çıktı.
Toplumsal ve Küresel Gündem: Filistin Duyarlılığı
2025 yılı boyunca Türkiye sosyal medyasında en fazla konuşulan toplumsal konuların başında Filistin geldi. Milyonlarca paylaşım, Türkiye kamuoyunun küresel gelişmelere karşı yüksek bir duyarlılık sergilediğini ortaya koydu.
Filistin konusunu dini başlıklar ve uluslararası krizler izledi. Bu içeriklerde kullanılan dil, çoğunlukla duygusal, tepkisel ve dayanışma odaklı oldu. Sosyal medya, bu yönüyle yalnızca ulusal değil, küresel vicdanın da sesi haline geldi.
Kimler Konuştu, Nereden Konuştu?
Paylaşım hacmi açısından İstanbul, Türkiye’nin tartışmasız dijital merkezi olmaya devam etti. Ankara ve İzmir ise siyasi ve kültürel gündemin yoğunlaştığı diğer şehirler olarak öne çıktı.
Mesleki dağılımlara bakıldığında; sanatçılar, yöneticiler ve gazeteciler sosyal medyada en aktif gruplar arasında yer aldı. İlgi alanlarında ise spor ve aile başlıkları, yıl boyunca zirvedeki yerini korudu.
2025, Türkiye’nin Dijital Hafızası Oldu
2025 yılı, sosyal medyanın Türkiye’de yalnızca bir paylaşım alanı değil, aynı zamanda toplumsal hafıza, duygusal arşiv ve kamusal tartışma zemini haline geldiğini açık biçimde ortaya koydu.
Siyasetin sert dili, felaketlerin yarattığı ortak acılar ve sporun birleştirici gücü; yıl boyunca sosyal medyada iç içe geçti. Dijital dünya, Türkiye’nin neye kızdığını, neye üzüldüğünü ve neyle sevindiğini anbean kayda aldı.
Kısacası 2025’te Türkiye, ne yaşadıysa sosyal medyada onu konuştu.
Raporu Oku
Raporun tamamını okumak için tıklayın



